İnsan Ömrü Boğum Boğum

2017-06-10 22:50:00

Üstad-ı fikir, mutad-ı zikir Necip Fâzıl büyüğümüz, bir şiirinde:

“İnsan bu, su misâli, kıvrım kıvrım akar ya

Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.”

diyor ya hani; misâl, o misâl canlar.

Ecel, sorar adama ‘‘Kaç ömrün var?’’ diye.

Öyle ya, kişioğlu kaç ömürlük sermaye ile donatılmış?

Nerede başlamış kutlu yolculuk;

Ve nerede son bulacak?

Kaç başlangıç var,

Ve kaç hüzünlü son?

Ya da heyecanlı başlangıçlar ne kadar?

Mesele, derin mesele

Ezelden, ebede giden mesele

‘Hay’la başlayan varlık,

‘Hû’ ile bitecek.

Daha doğrusu gönül sancıları bitecek.

Acılar, zulümler, ihtiraslar, kibir, kıskançlık…

Var olmayı hak eden,

Varıp gidecek yoluna!

Mesele ‘İlâhî’ anlayacağınız.

Gelin şimdi en başa dönelim.

Yüce Yaradan:

"Ol" dedi, olduk.

"Doğ" dedi, doğduk.

"Öl" diyecek, öleceğiz.

"Diril" diyecek, dirileceğiz.

O hâlde diyoruz ki

'Can' denen bir süreç, bir aşama olduğuna göre

Demek ki dört canımız, dört hayatımız var.

İnsanoğlunun, üçünden bîhaber;

'Horasan itleri' gibi, sadece birinin peşinde koşturup durması

Ne kadar gülünç değil mi?

Vak’anın (olay) kahramanı İbrahim Ethem Hazretleri…

Hani Türkistan'da, Belh şehrinin hükümdarı iken

Tahtı, tacı bırakıp; gönüllerin sultanı olan büyük insan

Şakik-i Belhî'ye rastlar bir gün yolda.

Hasbıhâl ederler ayaküstü.

Gönüller Sultanı sorar:

_Bulunca ne yapıyorsun?

_Şükrediyorum.

_Ya bulamayınca?.

_Sabrediyorum.

“Onu, Horasan'ın itleri de yapıyor.” der büyük eren;

Ve ekler: “Meziyet bulunca dağıtan, bulamayınca şükreden olmakta.”

İşte size tevekkül,

İşte size tahammül,

İşte size kadere boyun eğiş.

İbrahim Ethem olmak zordur canlar.

Adam olmak zordur, zor!

Yaşamak zor!

Ve sürgün,

Yüreğimizde kor..

 

Serik-Kasım 2010

Aziz Dolu Atabey

 

0
0
0
Yorum Yaz